Kırık bir camın anatomisi
Elinizde mandalina kabuklarıyla yürüdüğünüzü düşünün. Ve yakınlarınızda çöp yok. O anda yere bırakılmış başka çöpler varsa sizin de o kabukları yere atma ihtimaliniz yüksek. Oysa yerde hiç çöp olmasa tertemiz bir sokakta yürüyor olsanız o çöpü elinizde tutup işlevini yapan bir çöp bulduğunuzda ona atmanız çok daha olası. Bu bir sosyolojik yorum değil aksine üzerine araştırmalar ve deneyler yapılmış, teoriyi ortaya atan akademisyenlerin görece popüler olan bir çalışması: Kırık Cam Teorisi.
Bu teori, insanların olduğu ortamda ufak bir bozulma varsa yasanın olmadığının benimsendiğini ön görüyor.
Zimbardo insanların suç işleme eğilimleri üzerine yapmış olduğu bir deneyde insanların kırık olanı daha çok kırmakta ne kadar da hoyrat davrandığını kayıtlara geçirmesi oldukça çarpıcı.
İki sahibi olmayan arabanın birisi refah seviyesi düşük bir mahallede diğeri yüksek bir mahallede konumlandırılıyor. Sonuç şu an şaşırtıcı değil. Fakir mahallede olan araba oldukça zarara uğrarken diğer mahallede olduğu gibi kalmış. Buna göre sonuç yoksulluk ve ayrıştırma bu suçun işlenmesinde birincil sebep olmuş. Deneyin can alıcı kısmına geliyoruz şimdi. Bu aşamada deneye bir şiddet katarak zengin mahalledeki arabanın camını kırmışlar ve izleme başlamışlar. Sonuç ne olmuş dersiniz? Asayiş sorunları ve vandalizm sebebiyle zengin mahalledeki arabanın da sonu diğer mahalledeki ile aynı olmuş. Deney sonucunda ise bu tahribatın sebebinin yoksulluk olmadığını terk edilmiş bir arabanın camının kırık olması dikkat çekmeden suça karışma ve zarar verme algısına sebep olduğu kayıtlara geçmiştir.
Yani bir küçük kırık camın o aracın zaten değersiz olduğu ve de zarar verildiğinde dikkat çekmeyeceği yargısının oluştuğunu görmekteyiz.
Akademisyenler bu deneyi yaparken şunu ortaya koydular:
Toplumda zaman içerisinde meydana gelen küçük bozulmalar, sonrasında yaşanabilecek hırsızlık, yolsuzluk, şiddet ve vandalizm dürtülerini ortaya çıkarmaktadır. O küçük kırık camın tamir edilmemesi toplumda geri dönüşü olmayan başka büyük sorunlara da yol açabilmektedir. Buna en iyi örnek ise New York belediye başkanının zamanında suç oranlarını düşürmek için yapmış olduğu birtakım önlemlerdir. Kendisine suç oranlarındaki azalmanın sebebinin ne olduğunu düşünüyorsunuz diye sorulduğunda, “Kırık camları bekletmeden onarmak, soygunlara karşı büyük önlemler ve yaptırımlar getirmek” şeklinde cevap vermiştir.
Kimsenin onarmadığı bir binada camların kırık olması, sağlam camların da sonunun ne olacağının bir kanıtı niteliğinde olabilir.
Sonuç olarak eğer bir toplumda geleceğe dair inançların zayıfladığı görülüyor ve artık bunlar umursanmıyor, bir yerden sonra olan hiçbir şey yeteri kadar önemsenmiyorsa bu durum o toplumda daha fazla suç eğiliminin artmasına sebep olabilir. Küçük kaoslara izin verildiği taktirde ise insanlar büyüklerini işlemekte daha cesaretli olabilirler.