Ağzı olan konuşuyor…
Yeni umutlarla yeni bir sezona daha merhaba dedik.
Ligin ilk haftasında kendi saha ve seyircimiz önünde karşılaştığımız Rizespor’a yenilmekten kurtulamadık.
Alınan bu yenilgi için iş kazasına uğradık deyip bundan sonra önümüze bakmalıyız.
İlk haftada izlediğim diğer takımlar Konyaspor’a göre çok daha iyi kadroya sahip, çok daha iyi oyun ortaya koyan ve gelecek haftalar için Yeşil-Beyaz’lı takımı daha dikkatli davranmaya sürükleyen oyun anlayışlarını ve takım olgularını görme imkanına sahip olduk.
İlk haftada alınan yenilgiden sonra taraftarlar arasında homurdanmalar, olumsuz eleştiriler yapmalar fazlasıyla görüldü.
Daha ligin ilk haftasında umudumuzu yitirecek olursak bu ligin sonunu getiremeyiz.
Önümüzde çok uzun bir süreç var.
Konyaspor çok mu iyi elbette iyi değil.
Ama bu karamsarlığa düşeceğimiz anlamına gelmemeli.
Yeşil-Beyaz’lı takımı eleştirenlere bakıyorum adam kombine almamış, maça gitmemiş. takımına bir kuruş katkıda bulunmamış.
Ama ahkam kesmeye gelince mangalda kül bırakmıyorlar.
Bu takımı eleştirebilmen için sen önce bir maça gideceksin. Takımına maddi ve manevi destek vereceksin.
Ondan sonra konuşma hakkına sahip olacaksın.
Beyler lütfen Konyaspor’un bu şehrin en büyük markalarından birisi olduğunu unutmayalım.
Eyalet büyüklüğündeki bu şehirde gün geldi bu takıma sahip çıkan olmadı.
Bu takım yeri geldi kayyumun kapısından döndü.
Bu takım için çabalayan insanların iş düzenlerinin bozulduğuna; kendi yaşam alanlarının daraldığına şahit olduk.
Bu takım için kulüp başkanı ve taraftarlar haksız yere ceza evlerinde yattılar.
Bir kulüp öyle kendiliğinden oluşmuyor.
Bir kulübü meydana getirmek ve bu kulübün ayakta kalmasını sağlamak için büyük çabalar harcanması gerekiyor.
Konyaspor olarak bugünkü halimize yatıp kalkıp dua etmeliyiz.
Bu şehirde kendisini iş alanında ve ekonomik anlamda ispat etmiş insanların bir arada olduğu bir yönetime sahip olmak bu şehir için büyük bir şans.
Kulüp yönetmek öyle kolay bir iş değil.
Hele bir de takımınız süper ligde mücadele veriyorsa hiç kolay değil.
Bu lig için öncelikle her türlü şartları yerine getirmeniz gerekiyor.
Çok şükür Konyaspor bugün için dimdik ayakta durabilecek bir kabiliyete sahip.
Yeşil-Beyaz’lı takımın yöneticileri başta kulüp başkanı Ömer Atiker olmak üzere ellerinden geleni fazlasıyla yapmaya çalışıyorlar.
Konyaspor için en iyi olanı ortaya çıkarmak için uğraş veriyorlar.
Ligin ikinci haftasında şampiyonluğun iddialı takımlarından Fenerbahçe ile karşı karşıya geleceğiz. Rakip takımın gücü ortada.
Konyaspor olarak bu maçtan puan alma şansımız çok düşük.
Ama bu futbol oyunu.
Zayıf ihtimal olmasına rağmen çıkarsınız rakip karşısında iki kişilik oynarsınız sahadan puan ve puanlarla dönebilirsiniz.
Neticede Fenerbahçe ligde bizim rakibimiz değil.
Alınacak bir yenilgi sonrası tekrar kötü senaryolar yazmanın anlamı olmayacaktır.
Daha sonra kendi sahamızda oynayacağımız Kocaelispor müsabakası bizim için başlangıç kabul edilmelidir.
Önümüzde daha çok maçlar var.
Konyaspor en kısa zamanda düzelecek ve taraftarın arzu ettiği seviyeye gelecektir.
Yeter ki bu takıma sahip çıkalım.