Konya
Az bulutlu
9°
Aksaray
Açık
12°
Karaman
Açık
10°

İçeriden Gelen Tepkiler

YAYINLAMA:

İnsan ve Medeniyet Hareketi (İMH) tarafından 8 Ekim 2026 tarihinde sermaye piyasalarındaki fon skandalına ilişkin bir açıklama yayımlanmıştır. 

Açıklamada, bir kazancın hukuken mümkün veya piyasa şartlarına göre geçerli olmasının onun mutlaka helal ve adil olduğu anlamına gelmediği vurgulanmış, haksız kazanca dikkat çekilmiştir. 

Sürecin kişilerden bağımsız olarak haksız kazanç, aldatma, güvenin istismarı ve dini kimliğin kötüye kullanılması boyutlarıyla ele alınması gerektiği belirtilmiş, Dini kimliğin kötüye kullanıldığına vurgu yapılmıştır. 

Müslüman kimliğiyle ve dini referanslarla yapılan haksızlıkların İslam'ın itibarını zedelediğine dikkat çekilmiştir.

"Bizi Aldatan Bizden Değildir" hadisine atıfta bulunularak, dindarlığın veya iktidara yakınlığın hiç kimseye haksızlıklar karşısında dokunulmazlık sağlamayacağı ifade edilmiştir.

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı da 13 Ekim 2026 günü fon üzerine bir açıklama yayımlanmıştır. 

"Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı" başlıklı geniş kapsamlı ikaz metninin en dikkat çeken ve merkezî bölümünü oluşturmaktadır.

Vakıf, sermaye piyasalarındaki milyarlarca liralık fon skandalına/vurgununa yönelik doğrudan şu ağır eleştirileri ve tespitleri yöneltmiştir:

“Krizin ekonomik veya teknik bir aksaklık olmadığı vurgulanarak, "Fon krizi bir kaza değil; denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez" denilmiştir.

Yaşanan bu büyük finansal usulsüzlüklerin, toplumsal yozlaşmanın cüzdanlara kadar indiğinin bir kanıtı olduğu belirtilmiş; helal-haram ölçüleri gözetilmeksizin "köşeyi dönmenin" bir marifet gibi sunulması eleştirilmiştir.

Sadece zayıfların hatalarını konuşup gücü elinde bulunduranların yanlışlarına sessiz kalan bir ahlak söyleminin inandırıcılığını yitireceği ifade edilmiştir. "Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlaktan bahsetme hakkını da kaybeder" çıkışı yapılmıştır.

Vakıf; fon krizinden imara, kamu kurumlarından belediyelere, iş dünyasından sivil topluma kadar rüşvet ve yolsuzluklara bulaşan tüm suçluların unvanına veya pozisyonuna bakılmaksızın yargı önünde hesap vermesini talep etmiştir.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yüksek İstişare Heyeti Başkanı Mahmut Asmalı, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın sermaye piyasalarındaki milyarlarca liralık fon skandalına tepki gösterdiği bildiriye net bir destek vermiştir ve bildirimin altına imzamı atarım diyerek bildiriyi paylaşmıştır.

Fon skandalından dolayı bildiri yayımlanan İMH ve Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı'nın ve bu bildiriye tam destek veren MÜSİAD'ı tebrik ediyorum.

Aslında fon skandalına tepki ve duyarlılık gösteren sadece bu gruplardan ibaret değil, kamuoyunda tepki büyük.

Tepki gösterenler içinde dindar, mütedeyyin ve İslamcıların olması benim açımdan sevindirici. Hele bir hareket olan İMH'nin ve bir cemaat olan Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı'nın sesini çıkarıp inisiyatif alması önemli. Çünkü gecikmiş bir tepki olsa da içeriden bir tepki.

Hüdayi Vakfı'nın toplumsal çürümeye dikkat çekmesini, "fon krizinin bir kaza değil; denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucu olduğunu" tespitini çok önemsedim. Çünkü toplumsal çürüme bir tespittir.

Acizane yıllardır toplumsal çürüme ve kokuşmuşluğa dikkat çeken biriyim. Bu konuda çok yazdım. Nedense yazdığım bu türden yazılar muhaliflik olarak görüldü. Halbuki yaptığım, toplumsal çürümeye dikkat çekmekti. İki STK'nin başı çektiği bu içeriden tepkiyle yalnız olmadığımı nihayet öğrenmiş oldum.

Aslında bu iki STK'nin yaptığı olması gerekendir. Belki de tespiti yapılan toplumsal çürümüşlük tepkisizliğin bir sonucu. Bizden veya sizden, bizimkiler veya sizinkiler demeden, kim ve hangi görüşte olduğuna bakılmadan her olumsuzluğa zamanında tepki gösterilse ve sesler yükseltilse çürüme bu derece derin olmazdı.

Temenni odur ki STK'lerin olumsuzluklara tepki göstermesi öncü olur ve arkası gelir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız